15 Haziran 2017 Perşembe

politika, politikacı, halk, sistem...

politika
bulaştıkça kokutan
uğraştıkça batıran
dipsiz bir fosseptik çukuru...

politikacı
çukurun içindeki...

halk
çukuru ve içindekileri takip eden...

sistem
paranın sahipleri ve gücünün esirleri...

olacak olan
bir halt olacağı yok...
her yol ve herkes fosseptik çukuruna gider...

sonuç
pislik dolu kokan çukur...
çok önemli olduğunu sanan içindeki zavallılar...
bunları takip edip umutlanan daha zavallı olanlar...
paranın ve gücün esiri olan soysuzlar...
yaşananlar...

ne pislik 
sistemin güçleri...
ne zavallılık
çukurda-kiler ve takipçileri...
ne yazık
yaşadıklarımız yaşamak zorunda kaldıklarımız...

Tuncay D. Kalemoğlu
15.Haziran.2017, Kanlıca/İstanbul.



7 Haziran 2017 Çarşamba

ne diyeyim...

ne diyeyim

bu gün bozulan biri ile beraberdim
yok yapacak bir şeyim
çaresizim...

her yerdeler 
bir kişi olsalar iyi
kim bilir onun gibi kaç kişi...

Tuncay D. Kalemoğlu
07.Haziran.2017, Kanlıca / İstanbul
***
gerisin; ilerlersin...
adam yok; yetiştirirsin...
paran yok; kazanırsın...
her şeyin bir çaresi vardır.
fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur...
AHMET HAMDİ TANPINAR.






1 Haziran 2017 Perşembe

ressamın durumu...

Mehmet Işıklı' ya...
Tuncer Ertuğrul' a...

çıkan boya tüpten tuvale
ya da kalemden gelen renkler kağıda
ardından eskizler
hissedilen
akla gelen
yaratılan 
sevilen
fırçadan tuvale
kalemden kağıda
renkler ile hayalde olanın bitmişi sonunda
resim
tablo
ressama ait olan...

sonrası
sergilenen tabloya bakan gözler
hissedileni gören ise bazıları
onu sahiplenen ise bir kişi
o da artık bundan sonra o eserin emanetçisi...

eserin durumu bu olur...
ressamın budur durumu...


Tuncay D. Kalemoğlu
01.Haziran.2017, Antalya, 06.37


11 Mayıs 2017 Perşembe

acelem yok...

yürüyorum...
yolumda...
doğaya ve doğama uygun olanda...

acelem yok artık...
hepsi bu...

Tuncay D. Kalemoğlu
11.mayıs.2017, Kanlıca.


29 Mart 2017 Çarşamba

hayatı kaçırırsın koşarken...

koşma
yürü

yetişmeye çalışmak için koşma

ona göre seç hedefini ve yolunu 
ulaşmaya çalışmak için yürü

sana 
sırt üstü yat bir şey yapma demiyorum
hele 
hedef koyma hiç demiyorum
ama 
yolunu çizerken farklı bir yol kullan diyorum...

neymiş
inişli yokuşlu hayat için mücadele gerekirmiş
tamam
yakalamak ilerlemek başarmak için çok çalışılmalıymış
ona da tamam
kardeş sen bunların hepsini yap gene
ama koşma yürü
ister yavaş yürü 
ister hızlı yürü 
ama hep yürü
demem o ki sana 
hem durma hem koşma ama hep yürü...
göreceksin denilenlerin hepsi olacak 
olacak ama bir farkla olacak
kaçırmadan...

neyi mi

dinle bak şimdi beni

inişli yokuşlu olan hayat değil aslında

inişliyi yokuşluyu olduran koşuşturan
insan...

yok mu bu hayatın normal eğimle akan suyu
var
nehirler yukarı mı akar hayatta
hayır
veya ne kadarı hırçın akar aşağıya
çok azı
ya da ne kadarı dingin akar yolunda
bir çoğu
yok mu bu hayatın düzü
çok
o zaman...

gerekli olanın hepsi ama hepsi

bir nefes alınacak...

bir hırka giyilecek...
bir döşek yatılacak...
bir lokma yenilecek...

kadardır aslında hayatta...


anlaşılacaktır bu sözün anlamı günün birinde...

ya erken bir günde...
ya da son kertede 
teneşirden önce...

bunu anlamayan çok olsa da hayatta

hiç önemsenmese de çoğu mekanda
göz ardı etme
koy bir kenara bu sözü sen...

bu felsefe kime uyar 

bu felsefe kime uymaz 
bilemem
uyar bulana...
uymaz bulamayana...

anlamını bulamayan koşar...
anlamını bulama-yandır koşan...

sen yürü kardeş

hızlı veya yavaş ama hep yürü...

yürü

ayağın takılmadan
takılırsa da kalk devam edersin...
nefesin tükenmeden
tükenirse de soluklan gene alırsın...
bileğin burkulmadan
burkul-ursa da sar sarmala devam edersin...

ama hep yürü...


eğer 
birisi sana koşmanı söylerse 
kendince baktığı hayata dair
böyle olmalı bu çağda derse
akıl dolu açıklamalarıyla hani
emin tok bir ses tonuyla şöyle 
uzay çağı filan gibi
iletişim teknolojileri modülü
yüksek katma değerli hedefler
bilişim teknolojileri metodu
nanoteknoloji mesela 
öyle ya
ya da küresel rekabet koşulları hakkında
falan...

tamam

onu dinle ve hatta haklısın de
haklıda zaten bu çağda kendince
ama kardeş
sen koşma genede
kendi düz yolunda yürümeyi dene
beni dinle...

koşucu değilsen eğer
ne olursan ol
kim olursan ol 
sadece ama sadece yürü 
ara ara dur
ara ara bak
ara ara dokun
hisset
tat
konuş
dinle
dinlen
sonra tekrar yürü ama koşma
sadece yürü...

neden biliyor musun
çünkü koşanların göremediklerini kaçırırsın
çünkü koşanların umursamadıklarını yitirirsin...
bazı tatları...

yürürsen eğer ya görürsün dokunursun 

yürürsen eğer ya görürsün dokunmazsın
bu tercihindir senin
koşarsan eğer ne görebilirsin 
koşarsan eğer ne dokunabilirsin
bu da tercihindir senin

öndekini yakalayayım diye koşarsan olabildiğince hızla
tek bir hedef için tek bir lezzet için kendince hazla
kaçırırsın... 
kaçırırsın değer vermek gerekenleri...
kaçırırsın değer verdiklerini...

kaçırırsın değerlilerini...
kaçırırsın değerlerini...
kaçırırsın diğerlerini...
hayatı kaçırırsın
bir çok lezzetin yüzlercesini...


iyi ama neden...

göremediğini de dokunamadığını da bilemezsin koşarken
bunun farkına bile varamazsın hızla geçip giderken
o yüzden 
ara ara dur dokun soluklan bak
sonra tekrar yürü
ama yürü...

ne demek istediğimi anlamadığın genç günlerde
zaman geçip gitmiş olacak...
ne demek istediğimi anladığın geç günlerde
hayat geçip gitmiş olacak...

bu gün sana koş diyenler
bir gün koşamayacak duruma geldiklerinde
dün kendileri koşarken yanlarından yürüyenler
bu gün halen yürüyerek yanlarından geçerlerken
onları seyredecekler...
koştukları günlerde kaçırdıklarını anlarlarsa eğer
ki çoğu anlamayacaklar...
belki de koştukları günlere yanacaklar...
ama anlayıp ta yansalar bile 
inan bana  çoğu konuşmayacak
öylece sessizce  bakıp susacaklar...

bırak isteyen koşsun 
tadını alamadan diğerlerinin...
kısa koşmak yerine uzun yürü sen
tadını alarak değerlerinin...

öyle veya böyle

gün gelecek zaten duracaksın 
soluk yokken...
o yüzden koşma yürü 
soluk varken...

çünkü
hayatı kaçırırsın koşarken...


13.Mart.2017, Antalya.

Tuncay D. Kalemoğlu
https://twitter.com/tuncaykalemoglu

21 Mart 2017 Salı

her dört kişiden biri...

''Sosyallikten uzak duran insan anti-sosyal olarak algılanmamalıdır. Her 4 kişiden 1' i sahteliğe tahammül edemediği için yalnızlığı tercih eder...''

her dört kişiden biri
her dört kişiden diğer üçüne bakar
hayat onlara güzel der
yoluna devam eder...

hangi yol ise...



Tuncay D. Kalemoğlu
22.mart.2017, Kanlıca-İstanbul

yapmak ama ayıklayarak...

yapmak
yapabilmek
yapmaya çalışmak

iki tuğlayı üst üste koymak
iki notayı yan yana koymak
iki kelimeyi yan yana koymak
iki her ne ise onları bir araya getirmek ve yaratmak...

inşa etmek
beste yapmak
edebiyat şiir roman yazmak
her ne iseler onları yapmak...

edebilmek...
yazabilmek...
yapabilmek...
adını ne koyarsanız o...

ama ayıklayarak...

***
14.Mart.2017, Antalya.
Tuncay D. Kalemoğlu
https://twitter.com/tuncaykalemoglu
not:
ayıklayarak, iki tuğla, iki nota fikrini Mehmet Güreli' nin sohbetinden esinlenerek kullandım...