24 Ağustos 2012 Cuma

BEYZBOL SOPASI KADARSINIZ…

beyzbol sopası simge olsun onlara... '' el adamı '' nın her türlü yolundan medet umanlara... TDK )

çünkü kişiliğiniz, kimliğiniz ve siz, kullanılabilen çapsızlarsınız…
bu sebeple  ‘’ el adamı ‘’ nın beyzbol sopasını gö-z-ünüze sokmasını hak edecek kadarsınız…

Aymazsınız…
Bulunulmaz kullanılabilecek zayıf kişiliğiniz ile…
Dolduruşlara gelen ve hazımsız olan, sinsi yapınızla…
Ulus olma bilinci olmayan ümmet veya devşirilmiş ruhla yetişmiş, sahte gülüşlü…
Lanet gibi ülke üzerine çöken, özel yetiştirilmiş…
Lalettayin adam kadar bile adam olmayan, ülke aleyhine imzalar atan, kullanılan…
Allah’ın bir gün mutlaka cezasını vereceği, vatanını arkadan hançerleyen…
Hainsiniz, Allah adını anarak kandıransınız…

Günü gelince...
Ülkeyi terk etmek için binmek zorunda kalacağınız, kadeh kaldırdığınız savaş gemilerinde…
Lanetleneceksiniz halk tarafından, benzeyecek sonunuz, seneler önce kaçıp gidenlere…

çünkü kişiliğiniz, kimliğiniz ve siz, kullanılabilen çapsızlarsınız…
bu sebeple  ‘’ el adamı ‘’ nın beyzbol sopasını gö-z-ünüze sokmasını hak edecek kadarsınız…

Taraf olmanız gereken halkın ve adaletin yerine…
Allah yolunda olduğunu söylerken yalanlarınızla, olmadığınız halde…
Yerine göre soyunuza hitap eden ‘’ el adamı ‘’ na…
Yerine göre sopunuzu topunuzu kullanan ‘’ el adamı ‘’ nın menfaatlerine, müttefiklerine…
İğdiş ettirdiniz ülkeyi, ülkem insanını, ülkenin geçmişini ve geleceğini…
Piç ettiniz bunca yıllık Cumhuriyetin birikimlerini…

Ele güne rezil ettiniz bizi, mundar yaptınız değerlerimizi…
Rezilden de öte, orta malı yaptınız dünyaya onurumuzu, kimliğimizi, kişiliğimizi…
Durduramayacaksınız bundan sonra uçuruma giden, altında kalacağınız tekeri…
Onun altında kalacak olan sizsiniz, değil ülkemiz…
Geri sayım başladı, süpürülecek deliğiniz olamayacak, gömüleceksiniz kendi deliğinize…
Ağladığınız zaman akıtacağınız gözyaşlarınızı…
Ne silecek yalamalarınız olacak yanınızda, ne de tasmanızı takanlarınız, efendileriniz…

çünkü kişiliğiniz, kimliğiniz ve siz, kullanılabilen çapsızlarsınız…
bu sebeple  ‘’ el adamı ‘’ nın beyzbol sopasını gö-z-ünüze sokmasını hak edecek kadarsınız…

Ne demiş bilge olan, bilir misiniz?
Etme zulüm, alma mazlumun ahını, çıkar aheste…
Canlar düşüyorsa toprağa, satılmış benliğiniz sebebi ile emanet kınalı kuzuların…
Dualar ile kına yakılan, vatan uğruna uğurlanan, emanetine almadığın neferlerin…
Ellerini tutamıyorsa anaları bir daha sarılarak yavrularının…
Tutunacak dalları kırılıyorsa babaların, kandaşların, tutulmamacasına bir daha…

Özel ‘i olduğunuzdandır  sizin, bu ülkenin değil ‘’ el adamı ‘’ nın…
Zafiyetinizle, kimliksizliğinizle, satılmışlığınız ile, satmış-lığınız ile ülkeyi, ve yemininizi…
El Adamı’ nın ‘’ özel ‘’ i ‘’ özelleri ‘’ olmuşluğudur sebebi, sizin…
Lanetleneceksiniz ve boğulacaksınız, kaçar yok, sorumlu olduğunuz evlat kanlarıyla…

çünkü kişiliğiniz, kimliğiniz ve siz, kullanılabilen çapsızlarsınız…
bu sebeple  ‘’ el adamı ‘’ nın beyzbol sopasını gö-z-ünüze sokmasını hak edecek kadarsınız…

aslında siz
hepiniz
değil '' el adamı '' nın beyzbol sopasından
korkmalısınız halkın ve Allah’ ın sopasından…
bu gün sırtında Türk Bayrağı ile şehit cenazesinde tören kıtası askerlerinin ayaklarına
secdeye varırcasına...
saygıyla kapanan gencin sahip olduğu, öldüremediğin-iz ruhun önünde ve ayaklarında bir gün…
sizler kapanacaksınız hayasızca yalvararak…

anlayacağınız dilden yazalım
heyhat...
göreceksiniz
yok olacaksınız
yok edileceksiniz...

Gazi’ den bu yana boynunuza tasma ta-kanlarınızla
köle olarak ayaklarına kapan-dıklarınızla…

çünkü kişiliğiniz, kimliğiniz ve siz, kullanılabilen çapsızlarsınız…
bu sebeple  ‘’ el adamı ‘’ nın beyzbol sopasını gö-z-ünüze sokmasını hak edecek kadarsınız…

hepiniz…

Saygılarımla,
Tuncay D.KALEMOĞLU
23.08.2012


*** 
ARŞİV ;


‘’ kusacaksınız ‘’ baktığınız aynanın üzerine… 18.haziran.2012

malını da satar, adamını da satar, mal gibi adamını da satar... 20.ocak.2012

pirinç çuvalındaki hain taşlar... 30.kasım.2011






17 Ağustos 2012 Cuma

BİR AN, YAŞANAN...



andır
yaşanan
o da şu an…

kendiniz ile…

sevdiğiniz ile…
sevdikleriniz ile…

bir an

yaşanan…

hayattır…

dedi ki bir gün babam bana
‘’ bu gün yarındır…’’
dedim ki ben babama
‘’ bir gün çok uzundur, gün şu andır, yaşanandır…’’
gülümsedi…
‘’ ben de senden bunu öğrendim bu yaşımda…’’ 
dedi sekseninde...

neler sığmaz içine 
yirmi dört saate
uzundur…
oysa hayatı sığdıramazsın bir anın içine...
ama hayatı kaybedersin bir anın içinde...

kısadır….
kısa anların birleşenleri hayattır…

içlerinde hangi an kaçınılmazdır 
ve sondan bir öncedir
bilinmez…
kim yaşadığı anın sondan bir önce olduğunu bilebilir
yazılmaz…

anlaşma yok…
sözleşme yok…
hele ki bir sonraki yaşanabilecek ana kadar 
devir yok…
tasarruf edip sonradan kullanabilecek an ve anlar
hiç yok…
olan sadece hatırlanacak olan
geride kalan anılar...

kaybetmek bir andır…

o sebepledir ki kıymetlidir '' an '' ve ‘’an’’ lar…

bunu kim anlar

bilen…
kaybettiğini bilen…
yaşayandır son acıyı yaşayandır son anı…
geri getirilemeyen…

kısadır o da şu andır…
mutlak yaşanmalıdır…
bir an…
şu an…

hayat 
yaşanandır…

Tuncay D.KALEMOĞLU



17.08.2012


arşiv; http://www.tdkalemoglu.blogspot.com/2011/08/hayat-yasanan-andir.html  hayat yaşanan andır, 11.08.2011