17 Eylül 2010 Cuma

KAZANDILAR (mı) !...

'' El Adamı ' nın penceresinden bakanlara... (TDK) ''

***
Hangi pencereden bakıldığına bağlı...
Ve hesap doğru mu?
***
HESAP DOĞRU MU?

Siz,
bir lokantaya gittiğiniz zaman gelen hesabın arka sayfasında
yazılı olan toplam bedeli kontrol etmeden ödeyen birisi iseniz,
ya paranız çoktur,
ya hesabınızı bilmiyorsunuzdur,
ya da ihmalkar,umursamaz birisisinizdir,
veya hesabı kontrol etmeye utanıyorsunuzdur...

Siz,
hesap doğru değil ve fazla bedel ödeyen birisi iseniz,
kaba tabir ile ''yolunan bir kaz'' durumuna düşen müşterisinizdir...

Şayet sürekli kazıklanıyor ve aynı yere gidiyorsanız,
hak ediyorsunuzdur...

Ama aynı yerde yemek yediğiniz halde mideniz bulanıyorsa
ve bağırsaklarınız bozuluyorsa, ishal oluyorsanız ve halen aynı yere
gidiyorsanız...

Ve bunu halen yapmaya devam ediyorsanız...
Ya da mideniz ve bağırsaklarınız hiç rahatsız olmuyorsa...

!...

***

HESAP...

Önümüzdeki hesap şu.

Otuzsekiz milyon kişi sandıkta oy kullandı.
Yüzde 58 evet dedi.
Yüzde 42 hayır dedi.
Geçerli ve kullanılan oy sayısı 38 milyon kişi.
Hayır diyenler 16 milyon.
Evet diyenler 22 milyon kişi.
Kullanılmayan oy sayısı 12 milyon.

Özetle ve kabaca rakamlar böyle.

***
HANGİ PENCEREDEN BAKIYORSUNUZ...

Peki;
Hayır diyen 16 milyon kişiye ,
her türlü güçlü propaganda,tehdit,
ikram,avanta,menfaat beklentisi,iş korkusu vb etkenlerden etkilenmeyen,
ve(veya) mevcut tehlikeyi görmüş ve karşı koymuş kitle diyebilirmiyiz.
Evet,
hangi pencereden baktığınıza göre değişir.
Başbakan'a göre ise darbecidir onlar,
öyle ya...

Evet diyen 22 milyon kişiye,
gerçekten doğru olduğuna inanaların dışında,
korkan,menfaat hesabı yapan,iş ilişkileri sebebi ile tercih edenler,
ülke siyasetinde farklı düşünenler,din ve inanç duyguları sömürülen,
12 Eylül hesabı kandırmacası ile yönlendirilenler,
Cumhuriyet ile sorunu olup hesaplaşmak isteyenler vb.
sebeple evet oy verenler diyebilirmiyiz.
Evet,
bu da hangi pencereden baktığınıza göre değişir,artar,eksilir...

Oy vermeyen 12 milyon kişi,
umurunda bile olmayanlar,tatilden,mangaldan ve uykudan feragat edemeyenler,
boykot edenler vb.

***
ALLAH AŞKINA SÖYLERMİSİNİZ

Hangi birimiz bu ülkede bir bürokratik işlem yaptırmak için,
belgeleri tamamlamak için saatlerimizi,günlerimizi,haftalarımızı
harcamadık.

Sen kalkacak ahşap sandığa bir kağıt atacaksın.
Saat 17.00'de başındakiler sayacak,
mutabakata varacak,evrak haline getirecek,denetim halinde yola koyulacak,
az gidecek çok gidecek,teslim edecek,mutabakat yapıp evrak imzalayacak.

Bu evrak ve neticeleri alan bir tutanak ile genel toplama merkezlerine bildirecek,
kontrol ve yanlışlık-doğruluk konusunda bir problem çıkmayacak,
bu arada tüm bu işlemler yapılırken bir bardak çay bile içilmeyecek,
karınları acıkmayacak,tuvalet ihtiyaçları olmayak.
Bak sen bak...
Ve her gün telefon ile konuşup duracak ama bu safhada onu da yapmayacak,
vakit kaybetmeyecek...

Sonunda bir merkez tüm Türkiyem Cumhuriyetimin güzelim oylarının toplamını
doğru olarak belirleyecek,
ardındanTV lere servis edilecek ve bildirecek...
Seçim yasağının bittiği 19.00'da neticeler belli olacak ve kazanan kaybeden
yorumları yapılacak.

Ve bunların hepsi iki saat içinde olacak,
öyle mi...

Vay vay vaay...

Eğer benim ülkemde işlemler bu kadar hızlı ve doğru yapılsa idi,
ve bunu yapacak kadar akıl,bilim,sağ duyu,sorumluluk,kontrol kabiliyetli,
sistemli,ne yaptığını yapacağını bilenler ile dolu olsa idi,
bu gün bu ülke bağımsız,müreffeh ve layığı ile yönetiliyor olurdu...

Ve,
biz bu durumu sorgulayabilseydik eğer,
zaten olanlara,olabileceklere,söylenenlere
paronayaklık,yalan,iftira,palavra demezdik...

Belli ki,
Fransız Devrimi ve Rus Devrimini organize edenler ve
yapanların(yaptıranların) torunları iyi çalışıyorlar...

***
Dün,
sağ-sol,
alevi-sunni diye...

Bu gün türk-kürt diye
bu vatanın insanlarını birbirine kırdırtan...

Nedir!...

***

El adamının gücü(!) ile bu oyuna(!) girdikleri halde
kazanamadılar...

Rakam ve fark gerçek bile desek,
bunca para,güç,korku,sindirme,iktidar imkanları ,yılların müthiş
tarikat-dernek organizasyonları ve bağlılıklarına rağmen,ve
AB-D,İsrail,AB,İran,Arap maddi manevi desteği bile oranı
çok fazla arttıramadı,
kazanamadılar...

Veya
Bill Gates ile yapılan e-devlet anlaşması sonrası
olası Microsft'un üstün mahareti ile
kontrol edilen-edilebilen-edildiği varsayılan olası rakamlar bile
veya biçilen oranlar bile gösterir ki,
kazanamadılar...

Diyelim ki % 42 doğru...
En azından sağlam ve farkında olan rakam.
38 milyonun yarısına yakını,
16 milyon bu ülkede epey bir uykudan sonra uyanmış durumda,
kazanamadılar...

Geri kalan %58...
Gerçekten isteyerek ve inanarak verenlerin,
Cumhuriyet ile hesabı olanların dışında olanlar...
Korkan,aldanan,menfaatine uyan,sindirilen,
din duyguları istismar edilen,saf ve iyi niyetli olanlar...
22 milyon farkında olmayanlar...
Ya uyanırlarsa?

Ve 12 milyon katılımcı olmayanlar...
Bunca yayın,TV propaganda yozlaştırma yayın desteğinin bile
sandık başına götüremedikleri...
Ama uyuttukları kitleler,
farkederlerse,
onlarda uyanırlarsa...

Peki ya bu oranlar gerçek değil ise bazılarının varsayımına göre
ve gerçek uyanan rakam %75-80,
yani 30 milyon ise...

***

El adamının ve kullanılanılanlarının
işi zor.
Burası ne Kosova ve Balkan ülkeleri,
ne de turuncu giydirdikleri ülkeler gibi yukarılarda...
Zor ülke bu Türkiye Cumhuriyeti
ve kilit ülke...
Uğraştalar durmazlar...
Ama işleri zor,
zira bu ülkenin insanları uyanmakta...
En azından 16 milyon kişi uyanmış durumda,
şimdilik...

***

SAFLAR...

saflar
daha da sıklaşınca
cephede ve camide
doğru değerler

ve doğru inançlar ile
işler daha da zor olacak

el adamına ve
hizmetlilerine

ve

umut çok düne nazaran
hiç
ama hiç kaybetmedim umudumu
kaybetmeyeceğim de
zira
dün çoğu '' paronayaklık bunlar '' diyenler
bu gün
bakmakta ve düşünmekte artık
biraz ürkek
biraz korkak
biraz şaşkın
ve en azından uyaranları reddetmeyerek

sadece
verdikleri ve verecekleri zarar
ne kadar olacak
ve savaş tamtamlarını el adamı
ne zaman çalacak

son çare

ya da çalabilecek mi


zira el adamını tanıyanlar
ve zamanında yazık ki
metres gibi kullanılanlar

belgelenenler
ve onların bıraktıklarını temizleyecekler
temizlemek zorunda olacaklar
akıl(!) yivlerindeki karıncalanmaları temizleyerek
temizleme yağına sürülmüş

bez sarılı ince ''harbi'' ile

beklemede sessizce

ve
''el adamı'' 'nın son çaresidir

bilirmisiniz
şöyle der sonunda kullandıklarına
hizmetlilerine

'' kuzu kuzuu ,
suyumu bulandırıyorsun ''


ancak o an artık yırtınmak nafile

ne '' meee '' 'lemek çare
nede sızlanmak

'' ama ben ''dere'' 'nin altındayım ''
diye

dinler mi '' el adamı'' bilinmez
ama bilinir ki
o

bakar ve anlar sadece
''harbi'' ile yivlerini temizlemişin

gücüne

bir kenarlarda durmalı bu olasılık
düşüncelerde


***
Kazanamayacaklardı...

Kazanamadılar...
Kazanamayacaklar...

***

İŞTE BENİM BAKTIĞIM PENCERE BU...

Doğrudur,yanlıştır.Bireye,düşüncesine,görüşlerine göre tartışılır elbette.Ama bir gerçek var ki Türkiyem Cumhuriyetim bakılan pencerelerin yönü,doğruluğu,yanlışlığı,sevilip korunması veya tersi ve bunun oranı doğrultusunda ya ayakta kalacak,ya da yok olacak..

Bilimin keşfettiği '' algılama kabiliyetli fareler '' 'in en büyük şanssızlığı, içinde bulundukları kazanın suyuyunun kaynadığını keşfetme kabiliyeti olamayan kurbağalar misali ''algılayamayan insanlar '' ile aynı dünyada yaşamak zorunda olmalarıdır...( Bknz. Bilim Teknik dergisi,11.03.2006)

http://www.ucnokta.com/modules.php?name=Encyclopedia&op=content&tid=1213 (TDK),Fareler ve Kurbağalar,2006

Bakılan pencerelerin vasfı,doğruluk oranı,kişileri ve ülkeyi,ya vezir edecek,ya da rezil edecek...

Tuncay D.Kalemoğlu

Eylül,2010

2 yorum:

  1. ,yüreğinize sağlık yazınızın altına bende imza atıyorum.Evet in fazla çıkması beni hayır vereceklerin sandığa gitmemesi kadar üzmedi.Sanki arkamızdan hançerlendik.Evetçilerin tamamı oylarını çifter çifter kullandı.Niye çifter diyorum,benim görevli olduğum okulda hemde sandık başkanı hem kendi sandığında hemde görevli olduğu sandıkta oy kullanmış.ortadan yok olunca şüphelenen bir görevli araştırmış.Polislerde o şekilde kullandı.akıl hastalarına bile kullandırdıla.Bana göre oy kullanmıyan 12 milyon kişi bilemedim 10 milyon kişi hayırcıydı.

    YanıtlaSil
  2. her gecenin sabahi vardir

    YanıtlaSil