9 Mayıs 2012 Çarşamba

BİR TAS ÇORBA…


sana
gurbet ele çorba gönderiyorum oğul…

ben
bir tas çorba için gurbet elden vatana döndüm…
bir tas çorba için yaşamımda aile kurdum…

o bir tas sıcak çorbadır ki
ülkemizin özlemini fark ettiren idi bana
yudumlamak istediğim…
ve vatana döndüren…
o bir tas sıcak çorbadır ki
yalnız ve hasta olunca muhtaç kaldığım
içmek istediğim…
ve aile kurduran…

simge olsun sana
çok anlam yatar onun altında…
hiçbir zaman, hiç bir yerde bulamayacağın, tadamayacağın
içinde ona tat veren, kendimize, bizlere ait simgelerin olduğu
o bir tas çorba

çorbanın içindekilerinin yetiştirildiği vatan toprağımız…
üreten, yetiştiren ülkem insanımın elleri, emekleri…
emek karşılığı yanan ocakta piştiği ateşinin sıcaklığı…
ateşin yandığı yuvanın aile sıcaklığının varlığı…

vatanın kokusu…
ailenin kokusu…

ve ateşi yakan, çorbayı pişiren, karıştıran
öpülesi eller…
ana eli
baba eli
yar eli
kardeş eli
dost eli…
ve hepsiyle beraber bizlere ait olan evleri…

bilirsen eğer çorbamızın kıymetini
ve sahiplenirsen altında yatan değerlerimizi
o çorba…
hem mideni ısıtır
hem aklını ısıtır
hem yüreğini ısıtır
hem de kişiliğini ısıtır
hem canını ısıtır
vücudundan geçer 
seni ve sana ait olan değerlerini besleyerek…

sana
tavsiyem ve öğüdümdür oğul
çorbalarımızın kıymetini bil
bilmeyenlerden olma 
olanlardan uzak dur…

sana
gurbet ele çorba gönderiyorum oğul…
biraz mercimek çorbası
biraz ezo gelin çorbası
bekle,
bir daha ki sefere de tarhana çorbası…

ilk sıcak kaşık ile hatırlayacağın sevdiklerin değerlerin için…
sana ait olmayan simgelere karşı durman için…
sana ait olmayan simgelere kananlardan seni uzak tutması için…
ömrün boyu kimliğini oluşturacak duygularla, inançlarla koruyanın
panzehir simgen olması için…

sana
gurbet ele çorba gönderiyorum oğul
dualarımla…
huzurun, mutluluğun, senin için…
‘’ bir tas çorba  ‘’ için…

baban…
Tuncay D.KALEMOĞLU
Şubat.2012


5 yorum: